Alim Olmayan Baba ve Tüm Haramiler
Açıl susmak açıl!
Eğer ben bugün, ben işte, böyle, sırası bana gelmiş mutluluktan konuşmaya utandırılmasaydım..
Size iki salyangozun hikayesini anlatacaktım..
Açıl susmak açıl!
Yaşamayı, yaşatmayı; anamdan emdiğim dili belki böyle unutmasaydım..
Size iki salyangozun hikayesini anlatacaktım..
Açıl susmak açıl!
Yağmur yağmasa, mavi, gökten müjdeleseydi: "Gökkuşağı göründüüüüü!"
Size iki salyangozun hikayesini anlatacaktım..
Açıl susmak açıl!
Gözümün gördüğü vicdanıma batmasaydı, çocuk ağlamasaydı..
Size iki salyangozun hikayesini anlatacaktım..
Açıl susmak açıl!
Yaşasaydım -hem de güzel-, eve uğramayan babamdan devlet olmasaydı..
Size iki salyangozun hikayesini anlatacaktım..
Açıl susmak açıl!
Yürüdüğüm yolda korkmasaydım, önümde duran taşa takılmasaydım..
Size iki salyangozun hikayesini anlatacaktım..
Açıl susmak açıl!
Susmasaydım da konuşsaydım:
Açıl susmak açıl!
Söyleyiverseydim:
Her divandan bir çocuk doğar,
Her sehpada bir pir ölür.
Her devran kendinin tohumudur,
Her orak, kendi zamanını biçer.
Her gece, günün öncesidir,
Her güneş, saklananı gösterir.
Ve gün gelir:
Divanda bir sultan,
Tarla bir karga,
Bir de gökte karanlık:
Asılır,
Kovulur,
Aydınlanır..
Ve işte o gün:
Bende de bütün susmak'lar açılır,
Size gelir, iki salyangozun hikayesini anlatırım...
Yorumlar
Yorum Gönder