PİÇ GURUSU

 Hiç'lik makamına erişeyim derken vardığım bu yerin yerin adı, olsa olsa, piç'lik diye tanımlanırdı..

Dünyayı, insanı, kendimi, bir kuşu ve bir de kertenkeleyi anlarsam ererim sanıyordum, ben hepten serdim.

Umursayan her yanımdan tuttum, yaktım kendimi! Kesseler acımayan, üzseler büzülmeyen, gülseler.. Ncık! Kimseler, pek öyle de gülmezler, artık kimsenin kimsesi yok ki kime gülsünler? Gerçi kimsenin kendisi de yok ki artık şöyle bir düşünürsen, ama zaten keşke düşünsen..

Kin'inden çekip çıkarıyorlar sözleri, gelişine saplıyorlar sonra. Meyve-sebze falan sanıyorlar eti-kemiği. Herkesler, her zaman, herkesten çok haklılar. Hak'kı olmayanın hep haklı olduğu bir kara delik var, tuttuğunu çekiyor içine. Yavaşşş! Yavaşlar.

Evvelce dışımızdaydı ördüğümüz bütün duvarlar, şimdide hep içimizde. 'Yalnız taştan duvar olmaz' dediydi ya hani biri, biz de o yüzden yüreğimize biriktirdik galiba ayağımıza değen her birini. Ne saçma! Hayır yani ağır bi' defa, niye böyle zalim olduk ki kendimize? Sanki ne gereği varsa..

Geçen benim kızla oturduk bi' sofraya, sohbet ediyoruz öyle alelade, gelişine göre vuruyoruz cümlelerin sağına soluna. Ben "Şerefe!" diyorum kadehi kaldırdıkça, o da "Miyav!" deyip, mağrur bir açıyla eğip başını, gözleri kapatıp selamlar gibi yapıyor. Derken sohbet koyulaşıyor. Yok yaş mamasıydı, yok aşısıydı derken, laf dönüyor dolaşıyor bana geliyor. Benim kız bana yağdırdıkça yağdırıyor! Vay efendim, ben de niye insan olmayı seçmişim! "Kızım yapma etme" diyorum, anlatamıyorum. Miyav da miyav! Sonunda sinirleniyorum, koyuyorum elimi masaya, yavaşça ayağa kalkıyor ve şöyle bir tirat atıyorum:

"Ey çocuk! Bil ki seni anlıyorum.."

 



Yorumlar

Popüler Yayınlar