40'lanmak
Tam kırk yılda, kılı kırk yararak öğrendim, hangi kırk dereden, hangi kırk suyu getireceğimi. Kırk yamalı bohça oldum..
"Dün" oldu her şey bir gün. Bildiğim her şeyi unuttum. Bekledim, "bugün" oldum. Bulduğum her şeye tutundum! Yemiş niyetine uzandığım dalın hayrına, yağmur duasındayım şimdi. Kırkların tam da içinde, döndüm, dolaştım, "hiç" oldum..
Ateşe ilişti gözüm. Ateşe büyülendi ruhum. Ateşe düştü gönlüm. Ateş oldum..
Aşk, kendinin yeniden doğacağının umududur. Doğdum. Bir memede doymak telaşında, bir bebeğin şaşkınlığında, kırklıktan arta kalan açlığın telaşında, sütü kesik bir memeye tutundum. Doymadım..
Doğduğum yerde ve yeniden doğacağımı umduğum yerde, kimsenin gözüne ilişemedi yokluğum, yok olmuşluğum. Ben diye bildiğim şeyi, ben bile artık bulamaz oldum. Kayboldum..
Ayırdım bütün anlamları saklandıkları köşelerden, bir bir sorguya çektim, arkalarında sakladıkları gizdeki maksadı sordum. Manayı buldum..
Aklımın inandığıyla gördüğü tutuştu bir savaşa. Umut, bir savaşta, aklın düşmanıymış meğer bazen de. İnsan, sadece düşünen değil, düşen de bir hayvanmış. Unuttum..
Yorumlar
Yorum Gönder